Türkiye Kyoto'yu İmzala! - WwW.Motosiklet Club.CoM , Moto, Motosiklet, Motorsiklet, Motor,
     
     

Geri git   WwW.Motosiklet Club.CoM , Moto, Motosiklet, Motorsiklet, Motor, > Diğer - Multimedia > Konu Dışı

Konu Dışı Motosiklet Konuları Haricinde Bütün Başlıklar ve Paylaşımlar Burada...

MERHABA ZİYARETÇİ

DOYA DOYA HİÇ BİR ENGEL OLMADAN WwW.Motosiklet Club.CoM , Moto, Motosiklet, Motorsiklet, Motor, SİTEMİZİ GEZMEK İSTİYORSAN. 1 DK AYIRARAK BURADAN KAYIT OL! DERSENKİ BENİM KAYDIM VAR GİRİŞ YAPARAK GEZİNTİNE DEVAM EDEBİLİRSİN VE BÜTÜN RESİMLERİ VE LİNKLERİ GÖREBİLİRSİN. BURADAN KAYIT OL!

İYİ GEZİNTİLER...

Cevapla
 
Seçenekler
Alt 18-02-2007, 13:44   #1
harduro
M/CLUB
 
harduro - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Dec 2006
Bulunduğu yer: Antalya/Turkey
Mesajlar: 35
harduro is on a distinguished road
Türkiye Kyoto'yu İmzala!

  

 




* TÜRKİYE KYOTO'YU İMZALA!

* İMZA KAMPANYASI

* [Sadece Üyeler Görebilir. Üyelik İçin Tıklayınız....]

Küresel ısınma dünyanın geleceğini tehdit ediyor.

Türkiye Kyoto'yu İmzala, imza kampanyası başlıyor!

Böyle giderse küresel ısınmadan kaynaklanan susuzluk, kuraklık, açlık, seller, kasırgalar, deniz seviyelerinin yükselmesi, iklim göçleri, hastalıkların yayılması ve daha birçok felaketle çocuklarımızın ve diğer canlıların üzerinde yaşayacağı bir gezegen kalmayacak. Bizler de önümüzdeki yılları, küresel ısınmanın bugünden görülen belirtilerini çok daha ağır yaşayarak zorluk içinde geçireceğiz.

Dünya bugün hemen sera gazı salımlarına dur demezse, 10 yıl sonra geri dönmek için çok geç olacağını önde gelen bilim insanları ısrarla vurguluyor.

Fosil yakıtların, yani petrol, kömür ve doğalgaz kullanımının bu hızda sürmesinin küresel ısınmanın en önemli sorumlusu olduğunu da herkes biliyor. Oysa dünya hükümetleri hala ciddi bir önlem almıyor.

Bizler, küresel ısınmayı durdurmak için herkesi; kendisinin, çocuklarının, dünyanın ve ülkesinin geleceğini düşünen herkesi elinden gelen herşeyi yapmak için duyarlı olmaya çağırıyoruz.

Kyoto Protokolü 1997 yılında imzalandı ve bundan tam 2 yıl önce, 16 Şubat 2005'de yürürlüğe girdi. Kyoto Protokolü, yükümlülük altına giren ülkelerin sera gazı salımlarını azaltmasını öngören uluslararası bağlayıcı bir antlaşma. Kyoto'nun öngördüğü hedefler çok kısıtlı ve yetersiz. Dünya ülkeleri küresel ısınmayı durdurmak için Kyoto Protokolü'nü kat kat aşan indirimler yapmak, önlemler almak zorunda.

Ancak Kyoto yine de küresel ısınmayı durdrumak için atılacak bir ilk adım. Ne var ki, bugün en fazla sera gazı üreten ülke olan ABD Kyoto Protokolünü imzalamaktan ve yükümlülük altına girmekten kaçıyor. Dünyanın geleceğini ipotek altına alıyor.

Türkiye, ileri derecede endüstrileşmiş ABD ve Batı Avrupa ülkeleri kadar çok sera gazı üretmiyor. Ancak Türkiye'de endüstrileşmekte olan ve petrol, kömür ve doğalgaza olan bağımlılığını hızla arttırmakta olan bir ülke.

Bu yüzden dünyada sera gazı salımlarını en hızlı arttıran ülke Türkiye. 1990-2004 yılları arasında sera gazı salımlarını 170 milyon tondan 357 milyon tona çıkaran, yani %110 artış gösteren Türkiye bir rekor kırdı.
Ancak bu övünülecek bir rekor değil. Türkiye'nin ne kadar yanlış enerji, sanayi, ulaşım ve tarım politikalarına sahip olduğunu gösteriyor. Türkiye bu rekorla dünyanın tüm sera gazı salımlarının %1,3'ünü yaparak, küresel ısınmaya en çok neden olan ülkeler sıralamasında 13. sıraya yükseldi.

Ne yazık ki Türkiye küresel ısınmadaki bu artan payına rağmen sera gazı salımlarına herhangi bir indirim hedefi koymayı ve Kyoto Protokolü'ü imzalamayı reddediyor.
Türkiye Kyoto Protokolü'ü imzalaması gerekip de imzalamayan az sayıda ülke arasında ABD ve Avustralya ile birlikte durmaya devam ediyor.

Hükümet Kyoto ile ilgili çelişkili açıklamalar yaparken, Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe açıkça Türkiye'nin Kyoto'yu imzalamayacağını söylüyor.

Hükümet Kyoto'yu imzlamama gerekçesi olarak Türkiye'nin kalkınmasını ortaya sürüyor. Bu, Türkiye'nin kirletme ve dünyayı yoketme hakkını savunmaktır. Yokolan bir dünyada, geleceği olmayan bir kalkınma için mücadele verilemez.

Bizler Türkiye'nin bir an önce Kyoto Protokolü'nü imzalamasını istiyoruz.

Böylece Türkiye küresel ısınmayı inkar politikasını terketmiş olacaktır.

Böylece Türkiye küresel ısınmada Türkiye'nin payını inkar etme politikasını terketmiş olacaktır.

Böylece Türkiye önüne gerçekçi bir sera gazı salımı ündirim hedefi koymak zorunda kalacaktır.

Böylece Türkiye yanlış ve kirletici enerji, sanayi, ulaşım ve tarım politikalarını terk etmek, temiz enerjiye, toplu ulaşıma, ekolojik tarıma yönelmek zorunda kalacaktır.

Böylece Türkiye belki de ilk kez dünyanın geleceğinde kendisinin de sorumluluk sahibi olduğunu hatırlamış olacaktır.

Böylece Türkiye küresel ısınmayı çözme sorumluluğunun düdüklü tencere kullanmasını önerdiği Ayşe Teyze'de değil, politikaları uygulayan hükümette, yasaları yapan Meclis'te olduğunu kabul etmiş olacaktır.

Bu imza kampanyasıyla bir kez daha duyuruyoruz:

Türkiye en kısa zamanda Kyoto Protokolü'nü imzalamalıdır.

16.02.2007
Dr. Ümit Şahin
Yeşiller İklim Değişikliği Sözcüsü


İMZA KAMPANYASI HAKKINDA BİLGİ:

"Türkiye Kyoto'yu İmzala" imza kampanyası Kyoto Protokolü'nün yürürlüğe girişinin ikinci yılında, 16 Şubat 2007'de bir basın toplantısı ile başlıyor.

İmza kampanyası 2 ay sürecek ve 16 Nisan 2007 tarihinde sona erecek. Toplanan imzalar Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na teslim edilecek.

Bu kampanyada Türkiye'de yaşayan ve küresel ısınmadan kaygı duyan, küresel ısınmanın durdurulmasını isteyen herkesin imzasını bekliyoruz.

Hedefimiz en az 100 bin imza.

İmza kampanyası çeşitli alanlardan, aralarında sanatçıların, yazarların, akademisyenlerin, gazetecilerin, aktivistlerin de olduğu 100 kişiden oluşan ilk imzacıların duyurulmasıyla başlıyor. Bu liste ekte sunulmuştur.

İmza kampanyasına çeşitli standlarda ve internet üzerinden devam edilecektir.

İnternet üzerinden imza atmak çok kolay: [Sadece Üyeler Görebilir. Üyelik İçin Tıklayınız....] adresine girip isminizi bırakmanız yeterli.

Türkiye Kyoto'yu İmzala imza kampayasına katılın, küresel ısınmanın durdurulması için bir adım atmış olun.

Küresel Isınmayı Durdurun!

Türkiye Kyoto'yu İmzala!

Ne Kömür, Ne Petrol, Ne Nükleer, Güneş, Rüzgar Bize Yeter!

[Sadece Üyeler Görebilir. Üyelik İçin Tıklayınız....]
__________________
[Sadece Üyeler Görebilir. Üyelik İçin Tıklayınız....]
harduro isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-02-2007, 15:37   #2
SAVASXXL
B A Ş K A N
 
SAVASXXL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Oct 2006
Bulunduğu yer: İSTANBUL
Yaş: 40
Mesajlar: 2,889
SAVASXXL isimli üye Tecrübe puanını kapatmıştır.
hemen bunu üst konu yapıyorum abi...
__________________
"ÇELİĞİN RÜZGARLA OLAN DANSI..." MOTOSİKLET...

"No Matter What You Ride, It's All The Same Wind."

(Ne Sürdüğün Önemli Değildir, Rüzgar Aynı Rüzgardır)

KASK HAYAT STANDARTINIZDIR

[Sadece Üyeler Görebilir. Üyelik İçin Tıklayınız....]

Rüzgarı
Ruhunda Hisset !


SAVAŞ BİÇER
İSTANBUL / ARH(+)
A Ğ I R ADAM
SAVAŞ BARIŞ ULAŞ
KURTULUŞA KADAR SAVAŞ
SAVASXXL isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-02-2007, 16:20   #3
ReuS
M/CLUB
 
Üyelik tarihi: Oct 2006
Bulunduğu yer: Güneşli
Mesajlar: 1,308
ReuS is on a distinguished road
[Sadece Üyeler Görebilir. Üyelik İçin Tıklayınız....]
Şahsi fikrimdir :
Türkiye, dünya sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 1'ini üretiyor, ABD ise %25. ABD, Çin ve Hindistan gibi dev üretici ülkeler ile Avustralya ( %3,2 üretim ), bu protokolü imzalamadıkça Türkiye'nin imzasının şu aşamada hiçbir önemi yok. Biz kendi ormanımıza sahip çıkmak veya erozyonla mücadeleye daha fazla kaynak ayırsak daha faydalı bir iş yapmış oluruz. Dünya sera gazındaki artış olmasa bile bir süre sonra çölleşecek bölgelerimiz var ama önlem veya planlama sıfır.
Uzman görüşlerine göre, bu hızla artış olduğunda, dünya üzerinde sadece kutup yakınlarındaki bölgelerde sınırlı sayıda insan yaşayabilecek, sizce torunlarımız orada olabilecek mi?

Protokol imzasını beklemeden kişisel olarak da yapabileceklerimiz de var. CO2 salınımı açısından bize faydası olabilecek örnekler :

Bulunduğunuz ortam sıcaklığını düşürün
Fazla değil, sadece 1°C düşürün, böylece bir miktar enerji tasarrufu yapabilirsiniz. Eğer üşürseniz ; ki bu ihtimal genelde yoktur, üzerinize modaya uygun bir kazak, süveter giyebilirsiniz
Ortalama bir aile böylece yılda atmosfere 0,4 ton CO2 verilmesini engellemiş olacağı gibi parasını da tasarruf etmiş olur

Elektrikli cihazların Stand by konumunda bırakmayın
Televizyonlarımızı standby konumunda bırakmak bir miktar enerjiyi gereksiz yere harcamamıza neden olur. Kumandayla kapatmak yerine oturduğumuz yerden kalkarak TV'yi üzerinden kapatabiliriz.
Ortalama bir aile böylece yılda 150 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur

Şarj cihazlarını prizlere takılı bırakmayın
Küçük şarj cihazları kullanılmadıkları zaman bile bir miktar enerji harcarlar. Cep telefonu, PlayStation … gibi cihazlarınızı şarj etmediğinizde ya da pilleri dolduğunda şarj cihazlarını prizde bırakmayınız
Ortalama bir aile böylece yılda 7 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur

Daha fazlasını kaynatmayın
Su ısıtıcıları sizin çay ya da kahve içmeniz için gereken enerjiden çok daha fazlasını harcarlar. Eğer bir bardak içecekseniz sadece bir bardak su kaynatın daha fazlasını değil
Ortalama bir aile böylece yılda 45 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur

Uçağa daha az binmeye çalışın
Bu toplantıya katılmak için gerçekten uçakla mı gitmeniz gerekiyor ? Tatilinizi gerçekten yurtdışında yapmaya mı ihtiyacınız var? Ve tüm dünyadaki akrabalarınız, sizi gerçekten sevselerdi size yakın bir yere yerleşmezler miydi ?
Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur

Çok parlak ışıkları söndürün
Gerçekten onlara ihtiyacınız yoksa lütfen onları kapatın. Zira onlar çok fazla enerji tüketirler. Eğer karanlıktan korkuyorsanız , inanın hayaletler gerçek değil
Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur

Duşu kullanın
Duşlar banyo yapmanız için yeterli olan suyun yarısını harcarlar ve banyo için gerekli olan suyun ısıtılmasından daha az enerji gerektirirler
Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur

Daha verimli ampul kullanın
Düşük enerji ampulleri size gereken ışığı verdikleri gibi 3 kat daha az güç harcarlar. Eğer ki bir gece kulübünde yaşamıyorsanız, tüm ampullerinizi değiştirin
Ortalama bir aile böylece yılda 200 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur

Dondurucularınızı sızdırmaz hale getirin
Dondurucular çok iyi sızdırmazlık sağlandığında en yüksek verimde çalışırlar, bu sayede havayı dondurmak için yoğun bir şekilde çalışmak zorunda kalmazlar
Ortalama bir aile böylece bir miktar CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur

Arabanızı olabildiğince az kullanın
Yürüyün, ata binin, koşun, paten kayın, toplu taşıma araçları kullanın ya da en kötüsü otostop yapın. Her ne durumda olursa olsun aracınızı kullanmamaya çalışın
Ortalama bir aile böylece fazlasıyla CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur

Evinizin ısısını havaya atmayın
Evinizin çatı arasını, duvarlarını, sıcak su hatlarını ve kazanı ısı kaçağına karşı izole edin. Kapı pencere ve çerçevelerinizi hava kaçaklarına karşı kontrol edin. Evinizi ılık tutun, sıcak değil ve böylece gezegenimizi biraz daha soğutmuş olursunuz
Ortalama bir aile böylece yılda 3.8 ton CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur

Çamaşır yıkama sıcaklığını düşürün
Kıyafetlerinizi 40-60 derecede yıkayacağınız yerde 30 derecede yıkayın. makineniz daha az enerji kullanmış olur ve elbiseleriniz hala parlayan beyaz renklerde kalır.
Ortalama bir aile böylece yılda 90 kg CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur

Yiyeceklerinizi kendi bölgenizden temin edin
Yakın çevrenizdeki yiyeceklerle beslenin, dünyanın bir ucundakilerle değil, sadece çevrenizdeki yiyecekleri yemekle ölmezsiniz. Böyle bu yiyecekler dünyanın diğer uçlarından uçaklarla size taşınmaz
Ortalama bir aile böylece yılda 4 ton CO2'in atmosfere karışmasını engellemiş olur ve iyi bir para tasarrufu yapmış olur
__________________
inanmadığım yolda milyonlarla yürüyeceğime,inandığım yolda tekbaşıma yürürüm...

Konu ReuS tarafından (18-02-2007 Saat 16:46 ) değiştirilmiştir..
ReuS isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 18-02-2007, 17:56   #4
M.TUNAY
Misafir
 
Mesajlar: n/a
paylaşım için saol önemli bir konu sabitleyelim anasayfaya
  Alıntı ile Cevapla
Alt 28-02-2007, 18:34   #5
AttRiB
O ŞİMDİ AVUSTRALYA M/CLUB
 
AttRiB - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 30
Mesajlar: 672
AttRiB is on a distinguished road
Bence Tr. nin şimdiki önceligi cevreyi temizlemekten cok, sanayisini ve ekonomisini temiz pak hale getirmektir. Zira yıllardır durmadan hazine temiz pak hale gitirildi. Zira durumu kurtarmak icin atılan imzalar onumuzdeki sene sonuna kadar T.C. devletinin enerjiye(uretim icin en onemli girdidir bizim icin) yatırım yapmasını yasakladı. bu da gelişmemizi cok buyuk sekteye ugrattı.
Şimdi kyoto imzalanırsa birilerinin gelip hop kardes, sen enerji santrali kuramazsın demeyecegi ne malum.

Zira Nükleer enerji tehlikeli(adam gazeteye beyanat veriyor, 30 yıldır uzerindeyim bu reaktorun hicbişiim olmadı daha diye).

fosil yakıtların durumu zaten ortada ne komnur ne petrol,

baraj yaparsanız bolgenin iklimini degistirir olmaz(ki onca masrafla yapılan barajların ekonomik omru 30 y ılı gecmiyor, kaldı ki barajlık akarsuyumuz kalmadı gibi bişi),

ruzgar enerjisi yaban hayvanlarını goc yollarında olmamalı(biz zaten ole bi yerde diiliz di mi!),

Sözün özü sudur ki, herseyi bilincli yapmak gerek, cevreciligi dahi.
Kaldıki standart bir motosiklet, bir arabanın 1\3 u kadar cevreyi kirletir 1\4 u kadar yolları asındırır.(asınan yolların onarımım icin de cevre kirletiliyor.)
Bu konularda her zaman kahrolarak verdigim bir ornektir, bergama daki altın mevzuu. Sermaye yapısı %85 Türk iken başladı siyanurden olecegiz kampanyaları, Türk sermaye yapısı %5 in altına dustugu gun bitti. protestocu ların kahramanı da yanlıs hatırlamıyorsam ictigi sigaradan kanser oldu (belki de siyanurden kanser olmustur-siyanur korkusundan kendinden degil-) öldü. şimdi ne gidenin ardından vefa ornegi gosteriliyor ne de siyanurle altın cıkarılması protesto ediliyor. Biz hepimiz zaten cevreciyiz, ii bişiler yapalım diye ulkemizin zararına olan iyilikleri de kabullenecek degiliz.

kyoto ya şimdilik HAYIR.


İLAVE:amerika kirletsin biz temizleyelim kampanyalarına zaten karsı oldugumu belirtmek isterim.

Konu AttRiB tarafından (28-02-2007 Saat 18:37 ) değiştirilmiştir..
AttRiB isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-03-2007, 14:03   #6
alper3246
M/CLUB
 
alper3246 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
Bulunduğu yer: Halkalı/İstanbul
Mesajlar: 31
alper3246 is on a distinguished road
Alıntı:
AttRiB Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
Bence Tr. nin şimdiki önceligi cevreyi temizlemekten cok, sanayisini ve ekonomisini temiz pak hale getirmektir. Zira yıllardır durmadan hazine temiz pak hale gitirildi. Zira durumu kurtarmak icin atılan imzalar onumuzdeki sene sonuna kadar T.C. devletinin enerjiye(uretim icin en onemli girdidir bizim icin) yatırım yapmasını yasakladı. bu da gelişmemizi cok buyuk sekteye ugrattı.
Şimdi kyoto imzalanırsa birilerinin gelip hop kardes, sen enerji santrali kuramazsın demeyecegi ne malum.

Zira Nükleer enerji tehlikeli(adam gazeteye beyanat veriyor, 30 yıldır uzerindeyim bu reaktorun hicbişiim olmadı daha diye).

fosil yakıtların durumu zaten ortada ne komnur ne petrol,

baraj yaparsanız bolgenin iklimini degistirir olmaz(ki onca masrafla yapılan barajların ekonomik omru 30 y ılı gecmiyor, kaldı ki barajlık akarsuyumuz kalmadı gibi bişi),

ruzgar enerjisi yaban hayvanlarını goc yollarında olmamalı(biz zaten ole bi yerde diiliz di mi!),

Sözün özü sudur ki, herseyi bilincli yapmak gerek, cevreciligi dahi.
Kaldıki standart bir motosiklet, bir arabanın 1\3 u kadar cevreyi kirletir 1\4 u kadar yolları asındırır.(asınan yolların onarımım icin de cevre kirletiliyor.)
Bu konularda her zaman kahrolarak verdigim bir ornektir, bergama daki altın mevzuu. Sermaye yapısı %85 Türk iken başladı siyanurden olecegiz kampanyaları, Türk sermaye yapısı %5 in altına dustugu gun bitti. protestocu ların kahramanı da yanlıs hatırlamıyorsam ictigi sigaradan kanser oldu (belki de siyanurden kanser olmustur-siyanur korkusundan kendinden degil-) öldü. şimdi ne gidenin ardından vefa ornegi gosteriliyor ne de siyanurle altın cıkarılması protesto ediliyor. Biz hepimiz zaten cevreciyiz, ii bişiler yapalım diye ulkemizin zararına olan iyilikleri de kabullenecek degiliz.

kyoto ya şimdilik HAYIR.


İLAVE:amerika kirletsin biz temizleyelim kampanyalarına zaten karsı oldugumu belirtmek isterim.

Dünya, toplum ve çevre bu şekildeki "başkalarının yanlışlarını ben mi düzelticem !!" düşüncesi ile gittikçe katlanarak kötüye gidiyor.

Evet !!! Biz bilinçli ve çevreye-dünyaya duyarlı bireyler, dünya için ve bizden sonraki nesillerin iyiliği için, bu gibi işlerin ucundan tutup, yetkili kişileri, devletleri, uluslararası kurumları, parasal kaygılar için değil de, dünyanın daha yaşanılası bir yer olmasının kaygısıyla kararlar almaları doğrultusunda zorlamalıyız.

En azından, bunları bireysel olarak yapabileceğimiz yetkinliğe sahip olmadığımızı düşünüyorsak bile, "Kyoto şimdilik HAYIR" deyip de, bu gibi insanlık ve doğa yararına çalışanların önünü tıkamak yerine, "Kyoto'ya EVET" deyip, HAYIR diyenleri de kendi tarafımıza çekmeye çalışmalıyız.
__________________
Honda Transalp 2006
0 Rh+
alper3246 isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 01-03-2007, 14:47   #7
BOGAZKESEN
PASİF ÜYE
 
Üyelik tarihi: Oct 2006
Bulunduğu yer: istanbul
Yaş: 31
Mesajlar: 620
BOGAZKESEN is on a distinguished road
[Sadece Üyeler Görebilir. Üyelik İçin Tıklayınız....]


Çevre temizliğine evet ama KYOTO ya HAYIR!!!!!!!!!
BOGAZKESEN isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 02-01-2008, 01:02   #8
rüzgardede
M/CLUB
 
rüzgardede - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Nov 2007
Bulunduğu yer: antalya
Mesajlar: 79
rüzgardede is on a distinguished road
Gençler, bu duyarlılığınız beni gerçekten mutlu etti. Hepiniz haklısınız işin garibi. Sanayileşmiş ülkeler bu konudaki iki yüzlülüklerini sürdürüyor. Örneğin ABD; bizzat kendi yurttaşları korkunç doğal afetlere maruz kalırken bile ipe un seriyor.Oligarşiyi de aşan ilkel vahşi bir ekonomik düzenin(daha doğrusu düzensizliğin)sonuçları ortada. Dünya korkunç bir hızla felakete gidiyor. İnsanlık kendi gelecek nesillerini umursamayacak denli paranın ihtişamına kapılmış. En azından, (gelişmekte olan kendi ülkemizin böyle bir antlaşmaya taraf olmasını istemesek te,) elimizin altındaki klavye gücümüzü kullanarak, Dünyamızı bu hale getirenleri kınamalı ve Kyoto vb. antlaşmalara imza atmaları yönünde zorlamalıyız. Sevgiler.
rüzgardede isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Alt 30-12-2009, 18:11   #9
AttRiB
O ŞİMDİ AVUSTRALYA M/CLUB
 
AttRiB - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Üyelik tarihi: Jan 2007
Bulunduğu yer: İstanbul
Yaş: 30
Mesajlar: 672
AttRiB is on a distinguished road
Bu konu acilali yakinda 3 yil olacak. Neler var neler yok diye bakarken gordum.
Birde simdi neler oluyor geldi aklima. Kyoto bitti, yasasin Kopennhagen !!
Artik dunyayi kirletmeyin noolur diyen neredeyse kalmadi. Dunyayi dogayi gelecek nesilerden emanet almis degiliz artik.
Bundan boyle, herkesin dunyayi cevreyi kirletmeye hakki var!!
Eee dunya duzeni kapitalist duzen, var mi itirazi olan? (Soylerim esmer Bush a haaa...)
Bundan boyle; zenginler, fakirlerin dunyayi kirletme hakkini satin alabilecek...
Fakirler bu paralari akilli kullanirlarsa, gelisme sansi yakalayabilecek!!!
Zaten kimsenin cevreci lafi guzaflara!!! inanasi gelmiyor MODERN gunumuzde...
Artik cevre bir metaa..
ticari bir mal..


Gunumuz de cevre kirliligi en buyuk olcude karbon salinimi yolu ile oluyor. Sera etkisine sebep olan yani kuresel isinmanin nedeni de bu goruluyor. Isin garip yani ise, en buyuk karbon salinimi ise enerji uretiminden kaynaklaniyor. Enerji ihtiyaci ise arabalarimizla motorlarimizla, cartimizla zurtumuzla degil, en cok, termik elektrik santralleri vasitasi ile atmosferin yapisini bozuyor. Kw/sa. basina en z karbon salinimi (buyuk miktarda-deneysel amacla kurulan teknolojileri kenara koyup ihtiyaci karsilayabilecek kaynaklai incelersek) ne yazikki nukleer santraller ile saglanabiliyor.

Not: Kyoto yu imzalamak bisi ifade etmez zira bu senenin basinda avustralya basbakani, imzaladiklari Kyoto antlasmasinin yururluge girisini ertelediklerini ilan etmisti. Avustralya kisi basi kirlilikte basi cekmekte...
20yil erken dgsa idim, greenpeace e katilsaydim, cevre dusmanlari ile savasip kafama zehir dolu variller firlatilsaydi, ahh ah. amagorecek gunlerimiz var hala..
LUTFEN, benim yaptigim gibi pc basinda iken odanin isigini sondurunuz, gerksiz sarfiyatlardan kacininiz, cevreyi gercek anlamda korumanin tek yolu ziyan etmemek israftan kacinmaktir. Aslinda bunun bizim yabanci olmadigimiz bir konu olduguna inaniyorum.
__________________
"Yıkanlar hatır-ı naşadımı ya Rab şad olsun
Benim için namurad olsun diyenler bermurad olsun"
Naili

Mandami ozledim


[Sadece Üyeler Görebilir. Üyelik İçin Tıklayınız....]

bilgekarabay@hotmail.com

Konu AttRiB tarafından (30-12-2009 Saat 18:16 ) değiştirilmiştir..
AttRiB isimli Üye şimdilik offline konumundadır   Alıntı ile Cevapla
Cevapla
Tags: , ,


Bookmarks

Seçenekler

Yetkileriniz
Konu Acma Yetkiniz Yok
Cevap Yazma Yetkiniz Yok
Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodu Kapalı
Hizli Erisim


WEZ Format +3. Şuan Saat: 23:36.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2010, Jelsoft Enterprises Ltd.
Türkçe Çeviri : Admin
Forum SEO by Zoints
WwW.Motosiklet Club.CoM, Moto, Motosiklet, Motorsiklet, Motor,
Bursa Haber GençTürk Forum
no new posts